Bakıyorum da şu son 2 yılda yaşadıklarıma, ne olacağını bildiğimi zannettiğim hiçbir şeyi bilmiyormuşum meğer, daha doğrusu bildiğimi zannettiğim herşeyi aslında yanlış biliyormuşum.
Hayat öyle zamanlarda karşına öyle olaylar ve insanlar çıkarıyor ki, "Bir dakika, ben buna hazır değildim henüz !" diyesi geliyor insanın.
Ama işin güzelliği, hayatı filmi durdurur gibi durdurup daha sonra kaldığımız yerden yaşamaya devam etme şansımızın olmaması.
O an bir karar vermemiz gerekiyor, bir seçim yapıyoruz, ve sonra da yaptığımız seçimin sonuçlarını yaşıyoruz.
Olay bu kadar basit aslında.
Öyle büyütmeye ya da "şöyle yaparsam böyle olabilir, öyle olduğunda da bunu ederim, böylece şuna ulaşırım.." gibisinden senaryolara ve hayatı formüle etmeye hiç gerek yok.
Belki de sırf bu yüzden biz değil miyiz, canımız istemediği halde sıkıcı olacağını bile bile birtakım yemeklere ya da arkadaş toplantılarına sürüne sürüne de olsa giden, "Belki biri çıkar karşıma, belli mi olur !" ya da "Istemesem de ne kaybederim canım, en kötü gider, yarım saat sonra çıkarım..." diyerek kendimizi aslında o kişiyle karşılaşmayacağımızı ya da o fırsatın karşımıza o yerde çıkmayacağını bile bile "Ya çıkarsa ?" umuduyla kendimizi kandırmaya devam ederiz.
Aslında böyle yapmakta da sorun yok, taa ki istemeye istemeye gittiğimiz o yemekten ya da arkadaş toplantısından "Tüh yaa, bak gördün mü, yine olmadı, son derece sıkıcı bir yemek yiyip geri döndüm, hiç gitmeyecektim zaten, evde oturup o filmi seyredecektim..." gibisinden kendine kızmalar ve kendini cezalandırmalarla geri dönüp de, gitme kararımızın acısını yine kendimizden çıkarıncaya kadar...
Ama madem yoğun istek var, ben size hayatın formülünü şöyle vereyim isterseniz :
Hayattan alacağınız keyif = Deneyimleriniz x (1/ego)
Varın bu formülün yorumunu da bir zahmet siz yapıverin...
Bu arada, formülün tüm kullanım hakları tarafıma aittir, ve bilin ki tarafımdan evrene tasdik ettirilmiştir. Yani kalkıp "Amaaan canım, nereden haberi olacak, ben bunu şurada kullanırım, acaip de karizma ve para yaparım, hahaaaayyyt, eline sağlık Memo !" deseniz de, bilin ki formül bana evrensel yollarla bağlı, ve benim hiçbir şey yapmama gerek yok...
Gerçekten bilmiyorum, ama artık bilmemek beni rahatsız etmiyor. Çünkü egoyu sıfıra yaklaştırdıkça, hayattan daha büyük keyif aldığımı anladım...
Neden yaşıyorum ? Ben neden varım ? Her sabah uyanmak ve güne başlamak için iyi bir nedenim var mı ? İşte bütün bu sorular kafamda dans ededursun, ben yaşam amacımı bulmak için çıktım bir yolculuğa. Bu sebeple de yazıyorum işte öyle, içimden geldiğince ve de dilim döndüğünce...
fırsat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fırsat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kaydol:
Yorumlar (Atom)