Insan, tepkisel bir varlıktır, ve olaylar ya da kişiler karşısında varlığını, olaylara ve kişilere verdiği tepkiler çerçevesinde ispatlamak gibi bir kişisel davranış alışkanlığı geliştirmiştir.
Işte tam da bu yüzdendir ki, tepkisel varlıklar olarak yaşadığımız sürece, yarın hakkında vereceğimiz tüm kararlar yalandan ibaret olacaktır, zira yarın ne yapmak isteyeceğimizi ve yarın ne hissedeceğimizi bugünden hiçbirimiz bilmiyoruz.
E böyle olunca da, bugünden yarın için ya da 1 hafta sonrası için çevremizdeki kişilere birtakım sözler veriyoruz, fakat aradan geçen süre içerisinde biz değiştiğimiz ve o gün geldiğinde, sözü verdiğimiz güne göre bambaşka biri haline geldiğimiz için sözü verdiğimiz gündekinden bambaşka hislere sahip olduğumuz için de, ya sözümüzü tutamıyoruz, ya da her türlü can çakişmemize ve kendimize zamanı zehir etmemize rağmen sözümüzü tutuyor fakat keyifle geçireceğimiz o zamanın bitip tükenmesi için de bir yandan dakikaları sayıyoruz.
Dolayısıyla geleceğimizi kendimizin yaratacağını bilene kadar, geleceğimizin nasıl olacağını bilemeyiz. Geleceğimizin nasıl olacağını bilemediğimiz durumda da, aslında hiçbir konuda söz veremeyiz, vermemeliyiz.
Tepkisel olmak yerine yaratıcı olduğumuz, kendi gerçeğimizi yarattığımız ve sadece istediklerimize odaklandığımız zaman, yarın ne isteyeceğimizi ve nasıl hissedeceğimizi bilebilir, bu sayede de yarın ya da daha sonrası için sözler verebiliriz.
Bu yüzden bu saatten sonra kimse benden hiçbir konuda söz vermemi beklemesin lütfen, zira size söz veriyorsam bilin ki o sözü tutmayacağımdandır...
Neden yaşıyorum ? Ben neden varım ? Her sabah uyanmak ve güne başlamak için iyi bir nedenim var mı ? İşte bütün bu sorular kafamda dans ededursun, ben yaşam amacımı bulmak için çıktım bir yolculuğa. Bu sebeple de yazıyorum işte öyle, içimden geldiğince ve de dilim döndüğünce...
tepkisel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tepkisel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kaydol:
Yorumlar (Atom)